Kahvenin Tarihi

Kahve içmek, günümüzde neredeyse hepimizin
en büyük hobilerinden biri haline geldi.
Enerjimizi artırmak, uykumuzu gidermek veya
yalnızca tadından hoşlandığımız için,
bir şekilde hepimiz kahve içiyoruz.
Peki hiç düşündünüz mü? Kahveyi ilk olarak
kim keşfetti ve günümüzde en çok tüketilen
gıdalardan olan kahve nerede ortaya çıktı?
Kahvenin Kökeni
Kahvenin ilk olarak kim tarafından nerede
keşfedildiği tam olarak bilinmese de
hakkında çıkan rivayetlerden en kabul görenine göre
kahve ilk olarak Etiyopya’da ortaya çıkmıştır.
Etiyopya’da keçi çobanlığı yapan Kaldi,
keçilerinin belirli bir ağacın meyvelerini yedikten
sonra oldukça enerjik olduklarını fark etmiştir.
Kaldi, bu “enerjik” meyvenin etkilerini
bölgedeki derviş ile paylaşmış ve kahvenin yani
“enerjik meyvelerin” etkisi bölgede
hızla yayılmaya başlamıştır.
Henüz ne olduğu tam olarak bilinmeyen
hatta ismi bile konmayan bu meyvelerin şöhreti
doğuya doğru yayıldıkça “kahve” ismi ortaya çıkmıştır.

Kahve Kelimesinin Kökeni
Kahve kelimesinin nereden geldiği ile alakalı
iki iddia bulunmaktadır: İlki Kahve ağacına
adını veren “Coffea” kelimesinden,
diğeri ise Arapça’da iştahı kesildi
anlamına gelen “-kahiye” fiilinden.
Ayrıca kahvenin ilk ortaya çıktığı yer
olarak bilinen Etiyopya’daki, Kaffa bölgesinin de
kahveye ismini verdiği iddia edilmektedir.
Kahve Kültürünün Yayılması
Peki hiç düşündünüz mü? Kahveyi ilk olarak
kim keşfetti ve günümüzde en çok tüketilen
gıdalardan olan kahve nerede ortaya çıktı?
Etiyopya’dan ortaya çıkan bu “sihirli meyve”nin
ünü hızla yayılmış ve 15. yüzyılda Yemen’e kadar ulaşmıştır.

Afrika kıtasından, Arabistan Yarımadasına gemilerle
götürülen kahvenin ilk vardığı liman şehri olan “Mocha”,
kahvenin yayılmasıyla popülerlik kazanmıştır.
Kahve Yemen’de yetiştirilmiş; Mısır, Türkiye ve
Pers coğrafyasında hızla yayılmıştır.
Bilgilerin paylaşıldığı ve dinlendiği bir
sosyal aktivite yeri olan Kahvehaneler açılmıştır.
Dini sebeplerden dolayı alkol tüketiminin yasak olması
kahveye olan ilgiyi artırmıştır.
Hatta yabancılar “ The Wine of Araby” yani
“Arapların Şarabı” olarak kaynaklarında kahveden bahsetmişlerdir.
Osmanlıda Kahve Kültürü
Kanuni Sultan Süleyman zamanında (1520-1566),
Yemen Valisi Özdemir Paşa çok sevdiği kahveyi
İstanbul’a getirmiştir.

İstanbul’a gelmesiyle birlikte popülerlik
kazanan kahve, Saray mutfağında da yerini almış ve
Kahvecibaşı rütbesinin eklenmesini sağlamıştır.
Osmanlı tarihinde 4 kez yasaklanan kahve,
evlerde çiğ kahve çekirdeklerinin tavalarda kavrulup,
dibeklerde dövüldükten sonra, cezvelerde pişirilip,
telvesi ile birlikte tüketiliyordu.
Kahve içeceği, Osmanlı Kültürü ile özdeşleşmiş ve
oldukça itibar görmüştür. Türk misafirperverlik
anlayışının kahve ile birleşmesi sonucunda
kahve ilk kez yanında su ile tüketilmiştir.
Bu sunum ile Türkler, ilk olarak suyu içenin
karnının aç olduğunu, ilk olarak kahveyi içenin ise
karnının tok olduğuna dair bir anlayış geliştirmişlerdir.
Aynı zamanda “bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır”
gibi özlü sözler dillerde yer edinmiş ve böylelikle
kahve Türk Edebiyatına katkıda da bulunmuştur.
Kahvenin Avrupa Yolculuğu
İstanbul’da ilk kez kahveyi tecrübe eden
Venedikli tacirler, kahvenin mucizesine
tanık olmuşlar ve bu içeceği 1615’te Venedik’e
taşımışlardır. Böylelikle Avrupalılar
ilk kez kahveyle tanışmışlardır.

Önceden seyyar satıcıların sattığı kahve,
1645’te İtalya’da açılan ilk Kahvehanede yerini almıştır.
Sosyal aktivite ve etkileşim yeri olan Kahvehaneler,
zamanla her kesimden halkın buluştuğu ve
sohbet ettiği gözde yerlerden biri haline gelmiştir.
Kahvehanelerin yayılmasıyla birlikte diğer
Avrupalı ülkeler de bu mucizevi içecekle tanışmışlardır.
Kahve Paris’e 1643’te, Londra’ya ise 1651’de ulaşmıştır.